Ana sayfa » Sanal kimlik oluşturma
Profil Deneyimi

Sanal kimlik oluşturma

Sosyal medya kimlikleri

Sanal kimlik oluşturma; Sanal ortamlarda kimlik oluşturma ve kullanıcıların kimlik biçimlerini değiştirmelerine gündelik yaşamda sıklıkla rastlanmaktadır.

Kullanıcıların web sayfaları, blog veya sosyal ağ sitelerini kullanarak, diğer kullanıcılar üzerinde bir izlenim yaratmak için metnin, resimlerin, grafiklerin uygun bir şekilde seçilmesini gerektirmektedir. Bu durum, bireyler tarafından bilinçli bir şekilde ihtiyaç duyulduğunda, eylemlerini ve organizasyonlarını duyururken karar vermelerini sağlamaktadır.

Bireyler sosyal medya ortamını tanırken, kimliklerini sahte olarak belirleyerek ortamı analiz etmektedirler. Ancak ortamın yeteri kadar kullanıcı tarafından anlaşılamaması ve ayak uyduramaması durumunda farklı sitelerden yararlanan çevrimiçi arkadaşlar biriktirememektedirler. Çevrimiçi ortamlar, bireylerin burada kendilerini ortaya koymalarını ve dil, görüntü, medya aracılığıyla istenilen profillerini oluşturmalarına imkan vermektedir.

Sanal kimlik oluşturma
Sosyal medya kimlikleri

Çevrimiçi sosyal ağların iletişim kurmak ve gözetim yöntemlerini keşfetmek için geçerli bir araç olduğu konusunda birçok çalışma bulunmaktadır. Aslında gözetim, sosyal paylaşım sitelerinin temel işlevlerinden biridir.

Web, yeni bir dünya değil, normal yaşamın elektronik bir yansımasıdır ve dolayısıyla çevrimiçi profilleri kullanıcılarının yaşamlarındaki amaçlar, baskılar ve zorluklarden ibarettir.

Sanal kimlik oluşturma, çevrimiçi profiller ve daha geniş toplumsal bağlam arasındaki diyalektik ilişki açısından açıklanacak bir olgu olarak ele alınmalıdır .

Sınırlı farkındalık, Sanal kimlik oluşturma

Buna göre, kullanıcıların çoğunlukla sınırlı bir farkındalığı olduğunu ve çevrimiçi profillerini kimlerin görebildiğini kontrol edemediklerini fark etmekte olduğu ortaya çıkmıştır. Sosyal medya kullanıcılarından farklı yaş gruplarında olan bireylerin paylaşım sitelerini kullanma biçimlerinde farklılıklar olduğu görülmektedir. Ayrıca paylaşım ortamlarının kuşaklar arası ve gruplar arası iletişim için olumlu ve tatmin edici bir fırsat sağladığı ortaya çıkmaktadır.

Online gözetim yönetimi, bireylerin gerçek ile sahte sanal kimlik oluşturma arasındaki ilişki, fotoğrafların kullanılmasıyla görünmekte, duvar postları ve kişisel bilgilerle bu görünüm desteklenmektedir. İdealleştirilen sahte kimliklerin gerçek olmaması, onların zaman zaman çevrim dışı benliğin yansıtılmasında gerekli olduğundan kullanıcıların benliğini ortaya çıkarmaya yönelik profil düzenlemelerini teşvik etmektedir. Doğru kimlik gösteriminde etkili olan özellikler, arkadaş sayısı, fotoğraf gibi unsurlardır .

Sanal kimlik oluşturma

Çevrimiçi ortamlarda toplumsal cinsiyet kimliğinin net bir resmi tam olarak ortaya çıkmamaktadır. Çünkü bireyler gerçek kimliğini belirten fotoğraflar koyabildikleri gibi, onları daha popüler gösterecek veya kendilerinin belirlemiş olduğu sahte kurgu ile farklı bir profil resmi de koyabilmektedirler. Sosyal paylaşım siteleri zaman zaman bireylerin farklı etnik ve ırktan bireylerle karşılaşabilmektedirler.

Çünkü bu ortamlarda bireyler istediği kimliğe bürünerek farklı sahte kimlikler oluşturmaktadır. Sanal ortamlarda kullanıcılar, sahte profil oluşturmalarının yanısıra bilgilerini de kurguladıkları kimliğe göre değiştirmektedirler. Bireylerin profilleri, içinde bulundukları topluma göre farklılık göstermektedir.

Sosyal kimliklerin oluşumunda insan etkileşimi temel bir faktör olarak değerlendirmektedir. Aslında bireyler arasında kurulan ilişkiler, onların toplumdaki yerini, konumunu belirlemektedir. Modern iletişim teknolojilerinin ortaya çıkışı, insan etkileşimi ve iletişiminde önemli bir dönüşüm yaratmıştır. Bireylerin zamanlarının büyük bir bölümünü sosyal medyada geçirmesi, onların gerçek yaşamla olan ilişkilerini zedelemektedir.

İletişim, Sanal kimlik oluşturma

Çünkü sanal ortam onların iletişimlerini zaman zaman olumsuz yönde etkilemektedir. Bazen bireyler sosyal medyada farklı kimliklerle kendini tanıtmak ve farklı topluluklar içerisinde yer almayı hedeflemektedirler. Topluluk içerisinde bireyler farklı sanal ortamları kullanarak iletişim halindedir. Bireylerin bu ortamlara katılma arzusu onların sahte kimlik profillerini oluşturmalarına ve gerçek dışı bilgi paylaşımlarına neden olmaktadır .

Bireylerin toplulukta kendilerini ifade edebilme ve hiç tanımadıkları bir ortama girerken onların profilleri dikkat çektiğinden, profil oluşturmadaki nesnelerin birey tarafından seçimi onları farklı tüketim eğilimlerine de yönlendirmektedir.

Bireylerin farklı kimliklerle kendini ifade etmeleri onların depresyonda olmaları ile ilişkilendirilebilir. Bu nedenle, çevrimiçi ortamlar, sosyal medya kullanıcılarının psikolojik açıdan da rahatladıkları bir ortam olarak düşünülebilir. Sosyal medya, uzun vadeye neden olabilecek yüzeysel bağlantıları teşvik eder dolayısıyla duygusal ve psikolojik sorunlar artmaktadır. Ayrıca, bireylerin profil bilgilerinin yanında fotoğrafları da iletişim kurduğu kişileri yanlış yönlendirmektedir .

Özellikle ergenlerin gelişme dönemlerindeki benlik saygısı, söz konusu gençleri için önemli bir konudur. Çünkü kendilerini toplum için uygun görmemektedirler ya da gerçek benliği ve ideal benliği arasında uyuşmazlık bulabilirler .

Erik Erikson’ın Gelişme Aşamaları’na göre, ergenlik döneminde gençler “kimlik krizi” nedeniyle çok fazla psikolojik rahatsızlıklarla karşı karşıya kalabilmektedirler (Erikson, 1994). Dolayısıyla toplumda var olmak ve farklı topluluklara katılma arzusu ile sahte kimlikler kullanmaktadırlar.

Yeni Bilgi ve İletişim Teknolojilerinde Kimliklerin Temsili

İletişim teknolojileri modern dönemde bireylerin farklı kimliklerle sanal ortamda yer almasına neden olmuştur. Eski dönemlerde mekân, insanların sosyal kimliğinin yaratılmasında önemli bir rol oynamıştır.

Çünkü bireyler küçük ve kapalı ortamlarda yaşamışlardır. Dolayısıyla sosyal kimlikleri, kalıcı bir çevre ile yüz yüze iletişim yoluyla şekillenmiştir. Eskiden az sayıda insan dış dünyayla bağlantılıydı ve yerel gelenekler çoğu kişinin kimliğini oluşturuyordu. Özellikle modernliğin ve modern bilgi, iletişim teknolojilerinin ortaya çıkışının ardından, söz konusu değişim, bireylerin dünyaya kapılarını açmasını sağlamış ve kimliğin şekillendirilmesinde mekanın rolünü azaltmıştır. 21. yüzyılında artık kimlik, yerel olmaktan uzaklaşmıştır.

İletişim ve bilgi teknolojilerinin ilerlemesi insan hayatına önemli ölçüde katkıda bulunmuştur. Kişisel ve sosyal yaşamın farklı alanlarında iletişim ve bilgi teknolojilerinin ortaya çıkmasından kaynaklanan temel değişimler göz ardı edilmemelidir. Son yıllarda internet ve cep telefonu gibi yeni bilgi ve iletişim teknolojilerinin (BİT) kullanımı, kullanıcıların tutumları, kimlikleri ve yaşam tarzlarını da derinden etkilemiştir. Şüphesiz, internet, kişilerarası iletişimi büyük ölçüde kolaylaştırmakta, gençlerin yeni ve farklı ilişkiler deneyimlemelerine izin vermektedir.

Teknolojilerin yaygınlaşması kullanıcıların kimliğini ifade etmekte ve görselliğin de önemini vurgulamaktadır (Meyrowitz, 1986). Bireyler sanal ortamdaki kimlik profillerinin nasıl göründüğüne önem vermektedir. Mevcut ortamda, yeni iletişim teknolojilerine (NCT) atıfta bulunulmadan kişinin kimliği tanımlanamamaktadır. NCT’ler, kimliğin inşa edildiği zemini değiştirmektedir.

NCT araştırmaları,

Joshua Meyrowitz, NCT / kimlik bağlantısını tam olarak araştıran ilk kişiler arasında bulunmaktadır. Eserleri, elektronik medyanın sosyal etkileşim sitelerinin yeniden nasıl düzenlendiğini incelemektedir. Meyrowitz’e göre, NCT’ler fiziksel ve sosyal “yer” arasındaki bağlantıları zayıflatır. Bu şekilde, NCT’ler kendini yeni hibrid arenalarında bulmakta; kamu ve özel sektörel ağlar, yeni performans türleri aramakta ve yeni kolektif konfigürasyonlar oluşturmaktadırlar .

Meyrowitz’e göre, NCT’ler tarafından sağlanan sanal ortamlar toplumdaki bireylerin yaşam alanlarını yeniden yapılandırmaktadır. Dolayısıyla, şimdiki toplumsal alanda, çocukları yetişkin okuryazar ile okuryazar olmayan çocuk arasındaki fark bilgisayar aracılığıyla en az seviyeye inmiştir. David Altheide (1995), NCT’ler ve benlik üzerindeki çalışmalarında tamamlayıcı pozisyonlar oluşturmuştur.

NCT’lerin yeni iletişim biçimlerini, yeni bilgi seçme, organize etme ve sunma biçimlerini mümkün kıldığı düşünülmektedir. Buna karşılık, bu yeni formatlar sosyal aktiviteleri yeniden şekillendirmekte mevcut uygulamaları değiştirmekte, ortadan kaldırmakta, yenilerini teşvik etmekte ve şekillendirmektedirler. Bu şekilde, NCT’ler kendini geliştirmek ve tanımlamak için yeni ortamlar yaratmaktadırlar.

Bir araya getirmek

Kişileri sanal mecrada bir araya getirmek için yeni fırsatlar sağlamaktadır. Altheide’in klavye teknolojisi ile ilgili yazıları bu fikirleri göstermektedir. Telefonlar, ATM’ler, bilgisayarlar, video oyunları, hesap makineleri ve TV kumandaları ile insan deneyimi göz önüne alındığında, yazar klavyeyi etkileşime yeni bir kapı olarak göstermektedir.

Meyrowitz (1986) ruhuyla, birçok kişi, NCT’lerin topluluk oluşumunu ve sonuç olarak kolektif kimliğe olan etkisini araştırmıştır. Beniger (1987) bu gündemi başlatmış ve medya tarafından oluşturulan toplulukların “sözde gemeinschaft” deneyimi sağladığını belirtmiştir. Sonraki çalışmalar teknolojik olarak oluşturulmuş toplulukları daha somut ve gerçek olarak tanımlamaktadır.

Birkaç yazar, NCT’nin “biz-ness” yapısını, tekno-bağlantıların somut etkilerini gösteren ve bir zamanlar farklı sosyal aktörleri bir araya getirebilen yeni referans kültürlerini gösteren süreçleri belgelemektedir. Schlesinger (1993), örneğin, elektronik medyanın, Avrupa toplumunu oluşturan uluslararasında birleşik bir Avrupalı kimlik inşa etmekteki potansiyelini ve şaşırtıcı başarısızlığını belirtmektedir. Benzer şekilde, Fisher’in telefonla ilgili sosyhistorik araştırması, toplum yapısının teknolojik değişim karşısındaki son derece dayanıklı olabileceğini düşündürmektedir.

Genel olarak Sanal kimlik oluşturma, Fisher NCT’nin sosyal bağları yeniden yapılandırma konusundaki yeteneğinden şüphelenmektedir. Bu çelişkili pozisyonlar, bazı NCT tarafından oluşturulan bağların farklı biçimlerini ele almak ve ayırmak için tasarlanmış modellerin çok boyutlu modellere başlamasını sağlamaktadır. İlgili çalışmalar, belirli NCT sınırları içindeki tanımlama süreçlerini büyütmektedir.

Örneğin, Sherry Turkle (1995) çevrimiçi toplulukları ve kişisel kimlik inşası üzerindeki etkilerini araştırmıştır. “Çok kullanıcılı alanlar” (MUDS) ile etkileşimde bulunarak sanal bir topluluğun üyelerini takip etmektedir. MUDS üyelerinin tanıklığı, Turkle’nin keskin bakış açısıyla birlikte, binayı detaylandıran ve çevrimiçi kişiliğin deneyimini sunan eşsiz bir resim sunmaktadır.

Dahası, Turkle bireylerin çevrimiçi kimliklerini kendi kendilerine ait diğer yönlere göre nasıl müzakere ettiklerini belgelemektedir. Sanal ve gerçek kimlikler arasındaki dengeyi araştırarak, Turkle’nin çalışması, sanal deneyimi sanal alana yerleştiren herhangi bir perspektifi sorgulamaya zorlamıştır. Başka bir alanda, Byron Reeves ve Clifford Nass (1996), iletişim ortamını kimlik oluşturma etkileşimleriyle ilgili nesneler olarak ele almaktadır.

Sonuç olarak

Sanal kimlik oluşturma Özünde, yazarlar medya nesnelerinin benlik inşasında sadece bir makine olarak basite indirgenmemesi gerektiğini  ve insan-makine ilişkilerinin tamamen iki insanın birbiriyle olan ilişkisi gibi bir iletişimde bulunduğunu ortaya koymaktadırlar. Örneğin, Reeves ve Nass , insanların kadın sesleri olan bilgisayarlara erkek sesleri olan bilgisayarlara farklı bir şekilde davrandıklarını bildirmiştirler.

Bu örüntüler kimlik çalışmalarının ötesinde bir anlam taşımaktadır. Gerçekten de, iletişim etkinliği ile ilgili olarak yazarlar, insan beyninin teknolojisinin hızlı ilerlemesine göre yeterince evrimleşmediğini öne sürmüştür. Reeves ve Nass , bu bilginin gelecekteki teknolojik ürünleri geliştirebilecek yollar önermektedirler.

Türkiye’de sosyal medyanın kullanımı önemli ölçüde artmakta, bu da onu ana akım medya arasında en önemli rakip haline getirmektedir.

Çalışmalara göre, Türkiye’deki internet kullanıcıları genel olarak sosyal medyayı çok daha geç bir tarihte kullanmaya başlamışlar.

Bu nedenle, Türkiye’deki sosyal medya hala gelişme aşamasındadır. Türk kullanıcıları arasında yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen, bu dijital dünyayı, sosyal medyanın her yönünü keşfederek hâlâ tanımlayamamaktadırlar.

Aslında Sanal kimlik oluşturma, sosyal medya çoğunlukla öğrenmek, etkileşimde bulunmak ve diğer kullanıcıları takip etmek için kullanılmaktadır. İnternet ve sosyal medyada geçirilen ortalama sürenin belirlenmesine ilişkin yapılan bir araştırma, katılımcıların günlerinin önemli bir bölümünü internet ve sosyal medyaya ayırdıklarını göstermiştir. Aslında dijital ve gerçek dünyayı aynı anda yaşamaktadırlar.

Sosyal medya ve akıllı telefonlar aracılığıyla internet kullanımı, tüm kullanıcılar arasında büyük bir pay sahibi gibi görünmektedir. Türkiye’de sosyal medyaların cep telefonları aracılığıyla kullanılması, çok yüksek bir büyüme potansiyeline sahiptir.

Sanal kimlik oluşturma

Yorum ekle

yazmak için tıklayın