Ana sayfa » Medya Okuryazarlığı nasıl olur
Toplum Etkisi

Medya Okuryazarlığı nasıl olur

Medya Okuryazarlığı

Medya Okuryazarlığı Eğitimi, kimi kesimlerce mesleki eğitim olarak algılanırken, bazıları tarafından ise dijital medyayı etkin kullanma becerisi olarak gösterilmektedir. Bir başka grup ise kapitalizmin sömürüsüne karşı çocukları uyandırmanın yolu olarak algılarken, diğer bir grup nelerin izlenip nelerin izlenmeyeceği konusunda sağlıklı kararlar almak için gerekli bir beceri olarak görmektedir.

Bakıldığında bu farklı görüşlerin hepsi konuya temas etmektedir. Genel olarak medya okuryazarlığının kapsamı; bilgiye erişmek, erişilen bilgiyi çözümlemek, çözümlenen bilgiyi değerlendirmek ve son olarak farklı kanal, araç ve tekniklerini kullanarak kendi iletilerimizi üretmek alanlarındaki yeterliliktir.

Basitçe tanımlanırsa medya içeriklerine ulaşılabilmesi, içeriğin algılanması, anlamlandırılması ve çözümlenmesidir. Buna ek olarak iletişim teknolojilerini kullanabilme yetisini de içerir.

Konunun sorunsallarından biri kitleleri medyanın zararlarından mı korumak yoksa medyanın olumlu düzeyini mi artırmak olup olmadığıdır. Olması gerekense her ikisinin sağlanmasıdır.

Medya Okuryazarlığı Eğitimi
Medya Okuryazarlığı Eğitimi

Eğitim kapsamında medya içeriklerinin çoğunlukla kurgu olduğu, aynı metnin farklı izleyicilerle farklı algılanabileceği, iletide açık anlamlarla birlikte örtük ya da gizli birtakım anlamların içerilebildiği, iletilerin toplumdaki iktidar ilişkileri bağlamında ele alınması kabul edilir.

Sosyalmedya eğitimi

Medyanın bizlere sunmuş olduğu dünya, gerçeğin kendisi değil, gerçeğin temsil biçimidir. Medya; mesajları kurgulanmış ve ekonomik, siyasal, sosyal, tarihsel ve estetik bağlamda üretilmiş, iletileri ise değer ve ideoloji barındıran bir kavramdır.

Bu nedenle medya ileti ve mesajlarının doğru algılanması, medya ileti ve mesajları karşısında eleştirel bir bakış açısı edinilmesi ve medyayı etkin kullanma temelleri üzerine oturtulan “medya okuryazarlığı”, medyayı tüketen kişilerin temel beceri kazanması açısından oldukça önem arz etmekle beraber, bu beceri medya okuryazarlığı eğitimi ile mümkün görülmektedir.

Bu eğitim öğrencileri korumayı amaçlamaz. Belki, kısmi olarak öğrencilerin gerekli donanımlarla (yöntem, teknik, bilinç) kendilerini koruyabilir hale gelmelerini sağlar. Sadece medyayı eleştirel okumayı veya çözümlemeyi öngörmez; iletişim kanallarıyla bilgiye ulaşma yollarını etkin kullanabilme, bu bilgileri paylaşabilme becerilerini geliştirmeyi de amaçlar .

Günümüzde kamusal alan giderek değersizleştirilmekte, siyasal söylemden arındırılmakta, giderek alışveriş merkezi kültürüne dönüştürülmektedir.

Türkiye’de Medya Okuryazarlığı Eğitimi

Başta televizyon olmak üzere tüm kitle iletişim araçlarının gündelik hayatımızda yaygınlaşması ve etkilerini hissettirmesi, bu araçların kitleler tarafından daha bilinçli ve etkin bir biçimde kullanılması gündeme getirmiştir. Özellikle internet tabanlı uygulamaların günlük yaşamda oldukça fazla yer işgal etmesi bu sürece dair tartışmaları yoğunlaştırmış ve alana dair çalışmaları hızlandırmıştır.

Dünyanın pek çok ülkesinde, bireylerin teknolojiyi kullanarak medya içeriğine ulaşmasını sağlamak ve bireylere içerikten elde edilen bilgileri doğru değerlendirebilme ve eleştirebilme yeteneğini kazandırmak amacıyla bu konuda ders verilmektedir.

Türkiye’de medya okuryazarlığına dair çalışmalar 2000’li yılların başından itibaren başlamıştır. RTÜK’ün 2000 yılında başlattığı Simge Sistemi medya okuryazarlığına yönelik çalışmalarda önemli bir adım olmuştur. Ardından RTÜK tarafından 20-21 Şubat 2003’te yapılan İletişim Şurası’nda medya okuryazarlığı konusunun da tartışma gündemine alınması ve sonuç bildirgesinde yer verilmesi önemli bir başlangıç olur.

Medya Okuryazarlığı Eğitimi

Kitle iletişim araçlarının gündelik hayatımızdaki yeri ve önemi artıkça, medyadan etkilenmelerde bir o kadar artmıştır. Bu araçların olumsuz etkileri özellikle medyayı tüketen çocuklarda kendini daha da fazla hissettirmiştir. Medyayı diğer kitlelere oranla daha fazla tüketen gençler ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkiyi ve riskleri ortadan kaldırmak, onların medyayı tüketirken daha bilinçli olmasını ve eleştirel bakış açısı edinebilmesini sağlamak maksadıyla RTÜK harekete geçmiş ve bu konuyu gündemine almıştır.

Atılan bu adımın ardından Marmara Üniversitesi, Milli Eğitim Bakanlığı ve RTÜK‘ün ortak çalışmalarıyla 2005 yılında I. Uluslararası Medya Okuryazarlığı Konferansı düzenlenmiştir. Konferansın amacını Türkoğlu ve Şimşek şu dizelerle açıklamaktadır: “Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi olarak, toplumumuzdaki kitle iletişim/medya ortamının iyileştirilmesine katkıda bulunmak amacıyla, Türkiye’de medya konferans dizisini ulusal düzeyde başlatmak istiyoruz” .

Bu konferans ile birlikte Radyo Televizyon Üst Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı medya okuryazarlığı konusuna daha fazla eğilim göstermiş ve birlikte yürütmüş oldukları projede, medya okuryazarlığı eğitiminin okullarda verilmesini amaçlamışlar ve seçmeli ders olarak verilmeye başlanmıştır. İlk etapta pilot il olarak 5 ilimiz seçilmiş (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana ve Erzurum), ardından Türkiye genelinde 6., 7. ve 8. sınıflarda medya okuryazarlığı seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmıştır.

Medya Okuryazarlığı nasıl olur

Yorum ekle

yazmak için tıklayın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.