Ana sayfa » Kamu Kurumlarında Sosyal medya
Sosyal Medya

Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Kamu ve Özel Kurumlarda Sosyal Ağ

Kamu Kurumlarında Sosyal medya, Bireysel kullanıcıların yanısıra kurumlara da istediği zaman ve mekânda içerik oluşturma, bu içerikler üzerinde denetim sağlama, etkileşimli ve interaktif olma, süreçlere anında müdahale etme vb. olanaklar tanıyan sosyal medya gerek kamu kurumlarının gerekse özel kuruluşların halkla ilişkiler amaçlı uygulamalarında bilgiye, medyaya, kaynaklara ve paydaşlarına ulaşmalarını kolaylaştırmaktadır.

Kamu kurumlarının ve özel kuruluşların işleyiş prosedürleri, görevleri ve örgütsel şemaları belli noktalarda birbirilerinden ayrılmaktadır. Kamu kurumları sağlık, güvenlik eğitim, adalet, çevre, ulaştırma, gıda ve daha birçok konuda topluma hizmet vermek, düzeni sağlamak ve sürdürmek adına devlet tarafından resmi olarak yapılandırılırken özel kuruluşlar herhangi bir konuda ve alanda hizmet vermek ve bu hizmet karşılığında bir kazanç elde etmek amacıyla kişi yada kişilerce kurulan ticari yapılardır.

Gerek kamuda gerekse özel sektörde her kurum bir ürün ya da hizmet üretimi için varolmakta bunun yanısıra varlığını sürdürdüğü, herhangi bir çıktı sunduğu topluma karşı belirli sorumlulukları bulunmaktadır. Halkla ilişkiler fonksiyonuna ise bu işleyiş sürecinde sorumlu olduğu çevresiyle bir iletişim kurmak, kurduğu iletişimi sürekli bir ilişki haline dönüştürmek adına özellikle ihtiyaç duyulmaktadır.

Örgütsel yapıları ve Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Örgütsel yapıları ve kuruluş amaçları farklılık gösteren kamu kurumlarında sosyal ve özel kuruluşların halkla ilişkiler uygulamalarıda felsefe ve uygulanış biçimi bakımından birbirinden ayrılmakta, kurumların halkla ilişkiler fonksiyonu; örgütlenme, amaç, uygulama ve kaynak kullanımına göre değişiklik göstermektedir

Kamu Kurumlarında Sosyal medya
ankara büyükşehir belediyesi

Kamu kurumları çoğunlukla bakanlıklar ve alt birimler şeklinde örgütlenirken, özel sektör kuruluşları holding ve şirket gibi merkezi yapı altında üniteler ve bayilerden oluşmaktadır . Kamu kurumlarında genellikle halkla ilişkiler kurmay bir fonksiyonla kurum içerisinde bulunan ayrı bir birim olarak örgütlenip, karar mercilerine herhangi bir konuda yeterli bilgiye sahip olamamaları durumunda danışmanlık ederken, özel kuruluşlar kendi bünyesinde bir halkla ilişkiler birimi bulundurmakta ya da bu hizmeti dışarıdan almaktadır .

Kamu kurumlarının paydaşları, vatandaşlar ve en temel amaçları sosyal bir hizmet anlayışıyla toplumsal faydayı gözeterek kamusal faaliyetleri yürütmek iken; özel kuruluşların nihai amacı paydaşlarına ve potansiyel müşterilerine ürün ve hizmetler sunarak kâr elde etmek ve sektördeki varlıklarını sürdürmektir.

Fakat ister halkın ortak rızası ile oluşturulmuş temel bir kamu kurumu olsun ister herhangi bir ürün ya da hizmeti sunmak adına belirli yatırımcılarca örgütlenmiş özel bir kuruluş olsun her iki yapıda topluma karşı sorumluluk taşır ve bu açıdan baskı altında bulunmaktadır .

Kamu Kurumlarında Sosyal medya, çevresel koşulların değişimi ve teknolojik ilerlemeler, mesajı olduğu gibi kabul edilen hedef kitleleri, baskın olan, sürdürülebilirliği denetleyen, özel ya da kamu fark etmeksizin kurumların eylemlerini sosyal ve toplumsal açıdan değerlendiren bir paydaş konumuna getirmekte; varoluş amacı her ne olursa olsun bir kamu kurumunun ya da özel kuruluşun paydaşlarına karşı hesap verebilir olması gerekmektedir.

Bu noktada her iki yapı da kurumun çevresi ve paydaşlarıyla ilişkiler kurmayı, bu ilişkileri sürekli kılmayı, bu ilişkiler sonucu etkin bir iletişim ortamı oluşturmayı amaçlayan halkla ilişkiler fonksiyonuna ihtiyaç duymaktadır.

Halkla ilişkiler uygulayıcıları, Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Her iki kurumsal yapı içerisinde de halkla ilişkiler uygulayıcıları, kurum ve paydaşları arasında hedefledikleri iletişim ortamını oluşturmak ve sürdürmek adına belirli faaliyetler planlamakta ve uygulamaktadır. Kamu kurumları kurum içi çalışanlarına ve kurum dışı paydaşlarına ulaşabilmek; “bilgi edinme hakkı” gereği kendilerine gelen soru, talep, şikâyet gibi geri bildirimleri belirlenen süre çerçevesinde değerlendirerek yanıtlamak ,yürüttükleri her türlü hizmet hakkında enformasyon sağlamak, üzerinde herhangi bir değişiklik yapılan ya da yeni yürürlüğe giren yasalar hakkında paydaşlarını haberdar etmek vb. gibi halkla ilişkiler faaliyetleri yürütmektedir.

Özel kuruluşlar ise paydaşlarını sunduğu ürün ve hizmetler hakkında bilgilendirmek, sektördeki varlığından haberdar etmek, paydaşlarıyla düzeyli ve etkin bir iletişim ortamı yaratmak, paydaşları hakkında bilgi edinmek, herhangi bir olay veya durumda paydaşlarına ve hukuksal yaptırımlara cevap vermek vb. gibi halkla ilişkiler faaliyetlerinde bulunmaktadır.

Bu faaliyetleri aktarmada kullandıkları araçlar tanıma ve tanıtmaya yönelik araçlar ya da yazılı, sözlü ve görsel araçlar şeklinde sınıflandırılırken günümüzde söz, yazı, ses, görüntü ve daha birçok öğeyi içinde barındıran internet ve internet teknolojilerinin gelişimiyle geleneksel medya ve yeni medya araçları olarak sınıflandırılmaktadır.

Yeni medya araçları, Kamu Kurumlarında Sosyal medya

İnternet ve internet teknolojilerinin getirdiği yeni medya araçları hem halkla ilişkiler faaliyetlerini giderek değiştirmekte hem de halkla ilişkileri daha hızlı, daha katılımcı ve daha fonksiyonel bir konuma getirmektedir.Kamu kurumlarında da özel kuruluşlarda da geleneksel ve yeni medya araçları kullanılmaktadır.

Diğer yandan, bu araçların kullanımları ve kullanım sıklıkları birbirinden farklılaşmaktadır. Kamu kurumlarının; kamuoyu araştırmaları, gazete, süreli yayınlar, kitapçıklar, anket, radyo, televizyon gibi geleneksel iletişim yöntemlerini; ayrıca intranet, sms ve e-posta, e-devlet, e-belediye, web sitesi, sosyal ağlar (Facebook, Twitter, Instagram vb.), bloglar ve mobil uygulamalar gibi yeni ortam ve araçlarını kullandıkları ortaya konulurken,

Özel kuruluşların; kamuoyu araştırmaları, anket, broşür, katalog, gazete, kitap gibi basılı materyaller; yüz yüze görüşme, outdoor uygulamalar, billboardlar, televizyon ve internet yayınının yapıldığı kurumsal radyolar gibi geleneksel iletişim yöntemlerini ve e-posta, performans ölçme-değerlendirme yazılımları/anketleri, “call center” ve sesli yanıt uygulamaları, web siteleri ve bunlara entegre Web Tv, sosyal ağlar (Facebook, Twitter, Youtube, Foursquare, LinkedIn vb.), mobil uygulamalar ve bloglar gibi yeni ortam ve araçlarını kullanmaktadırlar.

Her iki kurumsal yapıda da halkla ilişkiler biriminin ve uygulayıcılarının yürütülen proje, uygulama, araştırma vb. sonrası sarf edilen maddi kaynakları ve elde edilen sonuçları raporlaştırıp değerlendirmesi gerekmektedir. Çünkü giderek gelişen internet ve internet teknolojileri kurumu dolayısıyla halkla ilişkiler birimi ve uygulayıcılarını bu konuda paydaşlarına açıklama yapmaya, şeffaf ve cevap verebilir olmaya zorlamaktadır.

Kamu kurumlarında sosyal ve özel kuruluşlar uygulamalarını finanse eden maddi kaynaklar bakımından da farklılaşmaktadır. Özel kuruluşlar yatırımda bulunan paydaşları tarafından finanse edilirken kamu kurumları ekonomik kaynaklarını vatandaşlar ve vatandaşların üzerinde hak sahibi olduğu topraklardan sağlamaktadır.

Kamu Kurumları ve Halkla İlişkiler

Devlet mekanizmasının ilerleyişini sağlayan kamu kurumları idari (genel), askeri, adli ve akademik kurumlar şeklinde sınıflandırılmaktadır . Bu kurumlar içerisinde yer alan idari kurumlar ise ülke çapında hizmetlerin etkin, verimli ve hızlı sunulabilmesi açısından merkezi yönetim ve yerel yönetimler olmak üzere iki kolda toplanmaktadır.

Türkiye’de merkezi yönetim Cumhurbaşkanlığı,Bakanlıklar, onlara bağlı yardımcı kurum ve kuruluşları ve taşra örgütlerini yani; yasama, yürütmenin merkez organlarını ve yargıyı kapsamaktadır. Merkezi yönetim kurumlarında basın, yayın ve halkla ilişkiler dairesi başkanlığı ya da basın ve halkla ilişkiler müşavirliği şeklinde konumlandırılan halkla ilişkiler birimleri ise bağlı oldukları kurumların, medya organlarıyla ve vatandaşlarla olan ilişkilerini düzenlemekte, medya yayınlarını takip ederek değerlendirmekte ve bu konudaki diğer görevleri yerine getirmektedir.

Yerel yönetimler ülkenin herhangi bir coğrafi parçasında, merkezi yönetimin merkez ve taşra örgütleri dışında, birebir o bölge vatandaşlarınca oluşturulup yönetilen il, belediye ve köy idareleridir. Bu kurumlar sınırları içerisinde yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılayan, karar organları seçim yoluyla oluşturulan, idari ve mali anlamda özerk kuruluşlardır.

Diğer yandan merkezi yönetimin taşra örgütleri olarak illerde bulunan valiliklerde merkezi yönetim kuruluşları gibi başkanlık ya da müşavirlik şeklinde konumlandırılan halkla ilişkiler birimleri ise bulundukları il ve valilik hakkında çıkan haberleri takip etmekte, herhangi bir karar, yenilik ve değişim konusunda vatandaşları ve basını bilgilendirmektedir.

Belediyeler ise bu iki kurumun ortasında yer alacak bir çoğunluğa sahiptir.

Belediyeler ve Halkla İlişkiler

Ulaşım, alt yapı, çevre düzenleme ve temizlik, zabıta, itfaiye, acil yardım ve kurtarma, şehir içi trafik, defin ve mezarlık, konut, kültür ve sanat, turizm tanıtım, gençlik ve spor, sosyal hizmet ve yardım, evlendirme, meslek ve beceri kazandırma, ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi gibi birçok hizmeti yürüten bu yönetsel yapılar kendi içerisinde belediye ve büyükşehir belediyesi şeklinde iki kola ayrılmaktadır.

Türkiye’deki 81 il için öncelikle il belediyeleri (51) ve büyükşehir belediyeleri (30) şeklinde ayrım oluşturulmakta; sonrasında il belediyeleri kendi içerisinde ilçe (400) ve belde (397) belediyeleri olarak; büyükşehir belediyeleride büyükşehir ilçe belediyesi (519) şeklinde kademelendirilmektedir ,

Kamu Kurumlarında Sosyal medya
Büyükşehir belediyeleri

Kamu Kurumlarında Sosyal medya; Giderek değişen dünya düzeni, yeni akımlar, yeni düşünceler, yeni teknolojiler ve yeni gereklilikler bireylerin ürün ve hizmet satın aldıkları özel kurumlar gibi; bir seçim sonucu kurulan ve karşılığında hizmet beklenen belediyeleri de hem belediyecilik anlayışlarını hem de halkla ilişkiler ve uygulamalarına yönelik bakış açılarını değiştirmeye zorlamaktadır.

Çünkü seçim ile iş başına gelen belediyeler ancak ve ancak vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek adına etkin ve yerinde çalışmalar yürüterek, beklenti ve taleplere uygun hareket ederek başarılı olabilmektedir.

Dolayısıyla Kamu Kurumlarında Sosyal medya, içerisinde yalnızca departman düzeyinde bulunan halkla ilişkiler birimlerinin doğru şekilde yapılanması, işlevlerinin doğru tanımlanması ve uygulamaların en üst yöneticiden en alt çalışana kadar herkes tarafından desteklenmesi, halkla ilişkiler birimlerinin tepe yönetime yakın bir konumda yer alması, bunun yanısıra paydaşlara sadece hizmet sunulan bir vatandaştan öte sürdürülebilirliklerinde pay sahibi olan birer paydaş gözüyle bakılması gerekmektedir.

Belediyecilik anlayışının değişimi

Belediyecilik anlayışının değişimi, halkla ilişkiler fonksiyonuna ve paydaşlara olan bakış açısını değiştirmenin yanısıra paydaşlara yönelik halkla ilişkiler uygulamalarını da değiştirmektedir.

Halkla ilişkiler uygulayıcıları geleneksel anlamda belediyeler adına kamuoyu araştırmaları yapma, basın bülteni gibi yazılı materyaller hazırlama, uygulamaların yerini, zamanını yani genel anlamda plan ve programını hazırlama, bu programlarda yer alacak uzman, tanınmış kişiler bulma, medyada yer almak adına görüşmeler yapma vb. faaliyetleri hayata geçirmenin ötesinde belediyelerin paydaşları ile arasında var olan ya da olması muhtemel sorunlarını ve isteklerini araştırması, konuları ve paydaşları önem sırasına göre sınıflandırarak belirli stratejiler oluşturması, bu stratejileri belediye başkanlarına aktarması, yapılan uygulamalar sonucu alınan feedbackleri düzenli olarak kontrol etmesi ve anında müdahil olması gerekmektedir.

Ayrıca halkla ilişkiler uygulayıcılarının belediyeler ve paydaşları arasında ilişkiler oluşturmaya ve sürdürmeye yönelik uygulamaları gibi bu uygulamaları paydaşlara ulaştırmakta kullandıkları araçları da değişmektedir.

Gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi geleneksel kitle iletişim araçları yerlerini web sitesi, blog, forum, sözlük, wiki, Facebook, Twitter, Instagram vb. sosyal ağları kapsayan sosyal medyaya bırakmaktadır.

Kamu Kurumlarında Sosyal medya,Belediyeler

Yazılı, sözlü, sesli ve görsel aktarıma sahip olan kitle iletişim araçlarının yerini internet ve internet teknolojilerinin getirdiği dijital iletişim araçlarına bırakması hem belediyecilik anlayışını ve belediyelerin halkla ilişkilere ve paydaşlarına olan bakış açısını hem de tüm bu uygulamaların sunumunda kullanılan iletişim araçlarını değiştirmektedir.

Uzun yıllar çoğu kamu kurumu gibi belediyelerinde kamusal anketler, referandumlar, kanaat önderleri ve Halk Konseyi’yle görüşmeler, basın toplantıları, istek ve şikâyet hatları, beyaz masa, mavi masa ve BIMER vb. uygulamalarını paydaşlarına duyurmak adına gazete, dergi, radyo ve televizyon gibi geleneksel iletişim araçlarından faydalandığı belirtilmektedir.

Fakat zamanla değişen toplumsal, sosyal, siyasal ve teknolojik yapının ve beraberinde yürürlüğe giren 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu’nun genel anlamda Kamu Kurumlarında Sosyal medya ve belediyelerde internet ve internet teknolojilerinin kullanımını etkilediği aktarılmaktadır.

Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Web siteleri, sosyal ağlar, RSS (Rich Site Summary), mobil uygulamalar vb.internet teknolojileri kullanarak kurumsal varlıklarını sanal ortamda da sürdüren belediyelerin bu uygulamaları genel anlamda “e-belediye, e-yerel yönetim, e-yönetim, e-katılım” olarak adlandırılmaktadır.

Süreç içerisinde web sitelerine Facebook, Twitter, Instagram, Youtube vb. gibi sosyal ağları ve mobil uygulamaları da eklemleyen belediyeler bu uygulamalara web sitelerinden birer yönlendirme yaparak sosyal ağları da çalışmalarına dâhil etmektedir.

Belediye web siteleri, Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Belediyeler web sitelerinde yürüttükleri uygulamaları birebir sosyal ağlarda oluşturdukları kurumsal sayfalarda da yürütmektedir. Ayrıca sosyal ağlar, web sitelerinin sunduğu ulaşım, iletişim, enformasyon aktarımı, yorum yapma, geribildirim vb. fonksiyonel özelliklerin yanısıra içeriği beğenme, içeriği paylaşarak yayılımını sağlama, içerik oluşturma, içeriği düzenleme, gizleme ya da silme denetimine sahip olma vb. imkânlar tanımaktadır.

Nitekim belediyeler, Kamu Kurumlarında Sosyal medya kullanan paydaşlarına önemli haberleri duyurmakta, gündemdeki konulara ilişkin görüşlerini bildirmekte, her an ulaşılabilecek şeffaf bir yapı sunmakta ayrıca kullanıcılar ve diğer örgütlerle iletişim ağı kurmakta, imza, eylem veya yardım amaçlı kampanyalar yürütmekte ve hali hazırdaki kampanyalara destek sağlamaktadır.

Belediyeler, sosyal ağlar üzerinden bilgi aktarmanın yanısıra herhangi bir yaptırımına karşı paydaşlarının tepki ve şikâyetlerinden haberdar olmakta, bu tepkilerin oluşturacağı krizleri daha önceden fark etmekte, hızlı ve etkin bir şekil de bu süreçleri yönetmekte; ayrıca belediyelerin sosyal ağları birer halkla ilişkiler aracı olarak kullanımını ele alan çalışmalar da belediyelerin halkla ilişkiler faaliyetlerini bu mecralar üzerinden gerçekleştirebildiğini dolayısıyla sosyal ağların kullanılması gereklidir.

Kamu Kurumlarında Sosyal medya

Yorum ekle

yazmak için tıklayın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.